Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Sandın ki ne yaparsan yap yanındayım ben Acıyı ihaneti taşımak zorundayım ben Yapamam gidemem sandın ki vazgeçemem Artik yalnız geçmişte anındayım ben
Bu sana veda ederken son bakış, son gülücük, Bu sana kalbimden kopan son öpücük Sana yıllar yılı büyüttüğüm aşk Ne yazık ellerinde artık küçücük
Sandın ki ne yaparsan yap yanındayım ben Acıyı ihaneti taşımak zorundayım ben
Yapamam gidemem sandın ki vazgeçemem Artik yalnız geçmişte anındayım ben
Bu sana veda ederken son bakış, son gülücük, Bu sana kalbimden kopan son öpücük Sana yıllar yılı büyüttüğüm aşk Ne yazık ellerinde artık küçücük
Bu sana ilk elvedam son sözlerimdir Bu sana en içten yazdığım hislerimdir Ve sana yıllar yılı haykıramadığım gerçek aşkımı bitiren Gizli sandığın ihanetindir.
Şırıngayla ruhumu Uyuşturduğum vakit; Siyahlara bürünmüş gözlere Ölüm şiirleri yazdım Ben ne kadar mahkumsam karanlığa Benim dünyama girdiğin vakit Acıların yol gösterdiği Ruhun zindan edildiği Bir kabustasın… Şafak pek uğramaz buralara…unutma!! Biliyorum gerçek değilim bende. inanmak inandırmak istediğim yalanlardan biriyim.. soğuk intihar havası var dışarıda.. ruhumun iki arada kaldığı bi gece yine.. ne yapacağını bilmez ya insan,bilmek istemez hani. .bi veda tadında bu yazdıklarım.sonsuza başlangıç yapmak istediğim,nefes alırken almama isteğini bitirme zamanı. .son vermek bazı şeylere..belki de yaşamaya başlamak avucumdakiler. bilmiyorum.. bilmek istemiyorum.. isteyipte yapabildiğim tek şey bilememek. .eğer istediklerim olsaydı bu hayatta bu kelimeleri elerim titreyerek bu kağıda yazmak yerine,mutlukla,sevgiyle süslenmiş kelimeleri fısıldardım kulağına.. sen boşver beni..boşverilmesi gereken her şey gibi..
alıntı
Belki Gelirsin die çok bekledim Gece yarıları mum ışında Pencere kenarında.. belki belki sende izliyorsundur aynı yıldızları die çok düşündüm... sevgimi yolladım en parlak yıldızlarla belkide sevgimdi onlara ışık veren.. sabah olduğunda güneşi çok selamladım...Doğuşunu izledim... Neredeysen Çabuk gel.. Sevgimle açan çiçeklerin rüzgara dayanacak gücü kalamadı.. Onlar hep İlkBahara Alışık... Ne Olur Sonbahar olmadan Gel.. Tüm vücudum solmadan gel.. 4 mevsimi yaşarım aynı anda bazen Rengarenk HaYaL Ler kurarım Nehir kenarına sonrada çıkarım en yüksek dağın tepesine izlerim hepsini büyük bir hevesle... bazende renkli olmaz Kurduğum HaYaLler... Bir zaman küresinin içine sıkışmıştır Geceleri Binbir yaşamın olduğu Deniz Kenarında, Deniz Kabuğunun Üstüne Çıkıp Uzakları çook seyrettim... Giden Geldimi Aceba die çok Düşündüm Bazen yaşadığım şehir Berbat bir yer gibi görünür gözüme... Tozlu dumanlı duygusuz bir taş yığını.. Hiç Sevmem Aslında siyah beyaz yaşamı yapmam gereken tek şey sevgiyi ortaya çıkarmak olur... Ozaman bilirimki etrafım renklenir.. Canlanır hayatım..Neşeyle Uçarım İçimdeki Dünyamda..
Herseyin sonu aslinda sonun basi Herseyin sonu aslinda sonun basi herkesin bildigi ama hic düsünmedigi bir konu gelmezki böyle caresizligin sonu icimize attilar ezzelden fitnenin tohumunu
herkes yürür düsünmeden sonunu önce okumak sonrada düsünmek iste budur insani insan yapan Allaha degil ebu Cehil gibi yapma putlara tapan
dogrulari görmemek icin kendinden kacan asil budur insani cehennem atesinde yakan hep kurtulmak isterken hep pat an sende dur bir saniye düsün
kime bu havan kime bu düsün nerden geldin nereye gidiyorsun farkina varmadan seni Yaradani bilmeden yasiyorsun aslinda kayip olmus hic yoksun iyi düsün iyi tasin anlarsin birgün agridimi basin belki geldi ölüm yasin care degil para siyah sürme kasin Aynaya bir bak sor kendine gercekten senmisin sor aynadaki resmine bak gök yüzüne aksamlari saya saya bitiremessin yildizlari
takip ediyor günler hic durmadan yarinlari dünya durmadan dönmekte insanlar icin hayat isigi sönmekte sence neden niye
herseyin sonu geldimi diye aslinda ölüm sonun baslangici icersin belki icki sarap fici fici insanoglunun böyle durumdsa olmasi ne kadar aci
gercekler cok sade ve acik herkes medeniyet adina cok acik ve secik eger bir bilseydi ahirette kendini neyin bekledigini tanimak istemezdi bu dünyadaki kendi benligini
bir hic ugruna yakmazi kendini iyi düsün iyi tasin anlarsin birgün agridimi basin belki geldi ölüm yasin
care degil para siyah sürme kasin Zaman herseyin ilaci olacak ahirette teker teker yapilan amallere bakilacak unutuldu sannetme
gercekleri duyunca sakin kahr etme hemen gurur yapip kendini aldatma her söz sahibini bulurmus bu dünyda ebedi kalan zaten yokmus
neden hala bos islerin arkasindan kosarsin yeri ve gögü yaradan Allah sini sende daha iyi bilir seytanini cenneten kovuran icindeki gibir sen insan olarak sadece kul olmayi iste Allahdan
O da insanogluna vad ettigi gibi kurtarir seni yanmaktan bikmadinmi hala günahlarin arkasindan kosmaktan gel sende kurtar kendini duysun alem Allah Allah diyen sesini iyi düsün iyi tasin anlarsin birgün agridimi basin belki geldi ölüm yasin care degil para siyah sürme kasin
Kurban Bayramı, Müslümanlar tarafından Hicri
Takvime göre Zilhicce ayının onuncu gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan
bir dini bayramdır. İslam dinindeki Ramazan Bayramı ile beraber en önemli iki
bayramdan biridir.
Bu bayram adını Müslümanların Allah rızası için
büyükbaş veya küçük baş hayvan kurban etmesinden alır. Tüm dünya Müslümanları
tarafından kutlanan Kurban Bayramı'nda İbrahim Peygamber'in oğlu İsmail
Peygamber'i kurban etmek istemesi anılır.
Aynı zamanda İslam âleminin her yıl Mekke'de hac
farizasını ifa ettikleri vakittir. Bayramda da Bayram Namazı kılınır ve bayram
hutbesi okunur.
Kurban kesmek mal ile yapılan bir ibadettir ve
vacibdir. Hicretin ikinci yılında emredilmiştir.
Kurban, Allah yolunda gösterilen bir fedakârlık,
O'nun verdiği nimetlere karşı şükran borcunu yerine getirmektir.
Zenginlerin, kestikleri kurban etlerinden
fakirleri yararlandırması, müslümanlar arasında sevgi ve kardeşlik duygularını
güçlendirir. Varlıklı insanlarla birlikte yoksullar da sevinir.
Kurbanla gelen bu sevinç toplumun huzur ve
mutluluğunu artırır.
Sevgili peygamberimiz: «Kim (mal) genişliği bulur
da kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın.» (57) buyurarak kurban
kesmenin zenginler için önemli bir görev olduğunu
belirtmiştir.
BİRLİK
VE BERABERLİGİMİZİ, KARDEŞLİK VE DOSTLUGUMUZU EN SICAK ŞEKİLDE
HİSSEDDİRECEGİMİZ MUBAREK KURBAN BAYRAMINIZI TEBRİK EDER TÜM İSLAM
ALEMİNE,HAYIRLARA VESİLE OLMASINI TEMENNİ EDER MUTLULUKLAR DİLERİM.
Ey merhametlilerin en merhametlisi olan ALLAH’ım! Herkesin hakir görüp de dalına bindiği, çaresizlerin RABBİ ancak SENSİN. Bizlerin RABBİ de ancak SENSİN. SEN, bizleri kötü huylu, yüzsüz bir düşmanın eline düşürmeyecek kadar merhamet sahibisin.
ALLAH’ım yeter ki SENİN gazabına uğramayalım. Ne çekersek ona katlanırız. Fakat SENİN af ve mağfiretin bunları bize yaptırmayacak kadar geniştir.
ALLAH’ım! SENİN gazabına uğramaktan, ilahi rızandan uzak durmaktan, SENİN o zulmetleri aydınlatan ve ahiret işlerini yoluna koyan İlahi nuruna sığınırız
ALLAHIM! SEN razı oluncaya kadar, affını dileriz! ALLAHIM! Her kuvvet, her yardım ancak SENİNLE kaimdir!..Amin..Amin..Amin.
(Bu dua şefkat ve merhamet sahibi, iki cihanın güneşi sevgili PEYGAMBER EFENDİMİZE aittir)
Bismillâhirrahmanirrahim
Ey rahmeti bol, mağfiret ve ihsanı sonsuz olan Rabbimiz, bize islâm gibi bir din, Kur’an gibi bir kitap ihsanettin. Sana sonsuz şükürler olsun. Bizi hidayetinden inayetinden ayırma yarabbi. Okumuş olduğum Yâsin süresi ve diğer süreleri dergâhı izzetinde ahseni kabul ile makbul buyur . Hasıl olan sevabı evvelâ sevgili peygamberimiz Muhammed Mustafa (S.A.V) efendimizin mübarek ruhu şeriflerine hediye eyledik vasıl eyle ..
Şefaatini cümlemize nasip eyle…Hasıl olan sevabı peygamberimizin ailesine, ashabına, kur’ana ve İslama hizmet eden bütün gelmiş geçmiş din alimlerinin ruhlarına hediye eyledik ikrâm eyle yarabbi.
Hasıl olan sevabı bütün anne, baba, hısım akrabamızdan ahirete iman ile göç eden bütün geçmişlerimizinde ruhlerına hediye eyledik haberdar eyle yarabbi. Rahatsızlıgı nedeni ile şifa umudu bekleyen hastalarımızında duasını makamında kabul ve makbul buyur Ya Rabbi Şafi isminle şifalarını nasip eyle..
Okunmuş olan Kur’anı Kerimin nuru ile kabirlerini pürnur, makamlarını cennet eyle . Bizlerde birgün ahiret yolculuğuna çıktığımızda son sözlerimizi Kelime-i Tevhid ile dilimiz Allah Allah diyerek gözlerimiz cennet ve cemâli peygamberiyeye hayran olarak kolay ölüm ve iman-ı kamil ile çene kapamak nasibü müyesser eyle yarabbi.
Görünür görünmez kazadan belâdan, akla hayale gelmez musibetlerden sana sığınıyoruz, bütün ümmeti Muhammedi muhafaza eyle .. Hasta kullarına şifalar, dertli kullarına devalar, borçlu kullarına edalar ihsan eyle yarabbi. Kendine layık kul habibine layık ümmet eyle.
Nar-ı cehenneminde el aman el aman die bagıranlarda eyleme ya Rabbi.
Evlerimize huzur, rızıklarımıza bereket ve iki cihanda saadet ihsan eyle yarabbi.
Sübhane rabbike rabbil izzeti amma yesifün. Veselâmün alel mürselin. Velhamdülillahirabbil alemin. EL FÂTİHA.
Allah(c.c) cümlemizin dualarını kabul etsin inşaAllah. HAYIRLI CUMALAR
Hayat mutlu yaşamaktır Ölüme hazır olmaktır Hayat değer vermektir Dost kıymetin bilmektir Hayat su gibi akmaktır Ve denize kavuşmaktır Hayat bir limandır Kısa bir zamandır Hayat yaşamayı bilmektir Şehadet ederek ölmektir Hayat bir içim sudur Yaşama tutkusudur Hayat ertelemedir Bilinmez neye gebedir Hayat bir tutkudur Allah’ın lutfudur Hayat aşık olmaktır Bir yere tutunmaktır Hayat hep merak etmektir Merakını gidermektir Hayat hazırlanmaktır Birazcık zorlanmaktır Hayat nefes alıp vermektir Ölürken günahsız ölmektir Hayat bilmediğini bilmektir Ve öğrenmeye devam etmektir Hayat elinle kalem tutmaktır Hakkıyla talebe okutmaktır Hayat bir misyon yüklenmektir Sabırsızlıkla beklenmektir Hayat ölümü bilmektir Ölüme gülümsemektir Hayat dimdik durmaktır Haktan yana olmaktır Hayat bir süre yaya yürümektir Yaşlanıp ayağını sürümektir Hayat herkese selam vermektir Tüm insanlara gülümsemektir Hayat günahlara dalmaktır Sonra dönüp pişman olmaktır Hayat yaşarken uyumaktır Ancak ölümle uyanmaktır Hayat bir gaflete dalmaktır Kendinden intikam almaktır Hayat candır canandır Allah’a kul olmandır Hayat yaşamaktır Hep canlı olmaktır Hayat kısa bir çizgidir Ya da yanık bir ezgidir Hayat insanları sevmektir Güzel yaşamak ve ölmektir Hayatın manevi bir yönü vardır Hayat ölümle son bulmayacaktır Hayat yokuşa tırmanmaktır Her şeyi hak edip almaktır Hayat bir alış veriştir Belki karlı bir iştir Hayat belki her şeydir Belki de hiçbir şeydir Hayat zorlu bir imtihandır Ölüm zilin çaldığı andır Hayat sorumluluktur Sosuz bir mutluluktur Hayat yemek içmektir Nefsani bir istektir Hayat yaşamaktır Yaşamak sanattır Hayat bence paradır Parasız hayat çok zordur Hayat sağlıktır, sevgi, saygıdır Yarına duyulan derin kaygıdır Hayat hoşgörüdür ve özgürlüktür Hayattan ders almamak bir körlüktür Hayat kimine göre kafayı çekmektir Sarhoş olup demlenip kendinden geçmektir Tiryakiye sorarsan derin bir nefes almaktır Çıkan acı dumanda keyifle boğulmaktır Hayat yerle gök arasında sıkışıp kalmaktır Geçmişten ders alıp, geleceğe uzanmaktır Hayat her gün dikleşen merdiveni çıkmaktır Her gün doğan yeni güne umutla bakmaktır Hayat bize verilen sınırlı bir zamandır Aslında bizim için cetin bir imtihandır Hayat mezardan sonrasını görmektir O günler için bonus biriktirmektir
GECENIZ HAYIRLI YARINLARINIZ HUZURLU MUTLU BASARILI OLSUN ARKADASIM SAYGILARIMLA...
YAŞAMAK İSTİYORUM
İnancımı yaşamak istiyorum, Fırtınalı ve depremli dünyada, Allah’ın büyüklüğünü haykırmak istiyorum, Galaksiler ve beyin boşluğum arasında.
İhlâs ve samimiyet sömürüsü, Karadağ gibi, çöktü duygularımın ortasına, Ufacık radyo bile, tatmin etmedi beni. Zerre kadar nefesçikler, Beynimi oksijenlemedi, eksoz deryasında, Karbonların içinde oksijen misali, Can damarı olmak istiyorum, Beni kuşatan sevgi dolu enerjime.
Kalbim buruk, fakat ufkum açık, Bazen uykuya o kadar dalıyorum ki, Rüyalarım korkutuyor beni. Sahi rüyalar ne demek; firen mi, yaşam mı? Yoksa ebedi hayat tarlasının bir uyarısı mı?
Korkuyorum, rüyalar âleminde yaşamaktan, Gerçekler bizi çepeçevre kuşatmışken, Ağlıyorum hıçkıra hıçkıra, Lakin yaş bulamıyorum, göz çukurlarımda, Çöldeki serap misali, yaş arıyorum gözlerimde, Kalbim, beynimle temasını yitirmek üzere, Dünyanın kahpe yüzü, Beni çekmeye çalışıyor kendine…
Aman Allah’ım hakikat meyveli ağaçlar! Hep serap olmuş, hayat felsefesinde, En ileri aydınlar; olmuş din, iman tanımaz, Allah’ı Peygamber’i bir an olsun anmaz, O, hep yakar, kendini ve çevresindekileri, Başkası için hiç tutuşup yanmaz…
Rabbimin oku emrine karşılık, Sokulur, küfür çukuruna; Onun hakikati, hâlâ para ve dünya. O, ruh âleminin yaban keçisidir, Ağlamaz, ağlayamaz; güler hep güler, Neden güldüğünü bilmeyerek…
”Ey avare yolcu! Yürü; durma, yürü. Bu
geçici âlemin zevkleri seni Allah’a kavuşmaktan alıkoymasın. Bu eşsiz
manzaraların, bu güzelliklerin hepsi rüya ve hayalden ibarettir.
Ey zavallı ziyaretçi! Yürü; durma, yürü.
Yürü ki, Allah’a kavuşmanın gönüle ferahlık veren tazeliğinde yüceliklere eresin. Yürü; kendi aslına kavuş” Aşk ile aklın,
iyi ile kötünün,
bilgelik ile cehaletin amansız kavgası…
ve bu kavganın tam orta yerinde bir Âdemoğlu…
A'mâk-ı Hayal
Filibeli Ahmed Hilmi
Her Trajedi , diğer elinde bir hediyeyle gelir… Ama genellikle acı çekmekle öylesine meşgul oluruz ki ; Hediyenin farkına bile varmayız! O da geldiği gibi yitip gider…!
Mevlana der ki : ‘’ Üzülme ! Kaybettiğin her şey başka bir şekle dönüşüp sana geri döner…!‘’
Yüreğinizdeki ümit çiçeği asla solmasın….
Zilhicce, umumi af ve bağışlanma ayıdır
Kamerî ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm’ın beş esasından biri
olan hac ibadetinin yerine getirildiği umumi af ve bağışlanma ayıdır.
İşte bu mübarek ayın yukarıda da ifade ettiğimiz birinden onuna kadar
olan zaman dilimi “leyâli-i aşere”, yani on mübarek gecedir. Onuncu gün
Kurban Bayramı’nın ilk günüdür.
İşte bu günlerin kıymetini anlatan Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) muhteşem müjdesi:
“Allah'a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce'nin ilk on gününden
daha sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir
senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesine
denktir.” (Tirmizi: Savm, 52; İbn Mace: Sıyam, 39)
Demek ki, bugünlerde tutulan bir oruç, 360 gün oruca bedel olabilir.
Rabbimizin rahmet ve bereketi o kadar coşmaktadır ki, bir günlük oruca
bir yıllık oruç sevabı vermektedir. Böyle güzel ve tatlı bir müjdeye
ilgisiz kalmak mümkün mü? Bu gecelerin Kadir Gecesine benzetilmesi ise,
ayrı bir güzelliktir. Çünkü, Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır ve 83
yıllık ibadete bedeldir.
ALLAH şimdiden tutulacak oruçlarımızı kabul etsin... ALLAH a emanet kalın..
Gününüz hayirli huzur mutlu saglikli olsun arkadasim.....
Martılar
İçim sıkıntılı yine deniz sahile vuruyor Yanıma gelip konuştu benimle martılar Göz yaşlarımı sorup dertlerimi dinlediler Dinledikçe dayanamayıp ağladı martılar
Aşkta karanlık her yer hiçbir şey görülmüyor Ne ay ışık vuruyor nede güneş doğuyor Karanlık kader kahpe felek hiç bana gülmüyor Bir çıkış yolu yok çıkamazsın dedi martılar
Uzun karanlık ve yorucu oluyor geceler Tükenmiyor bitmiyor içimdeki çileler Ne bir umut ne bir ışık hep aynı dertler Karanlıkta yürümeye alışmalısın dedi martılar
Göz yaşlarım yarime dinlemiyor ki beni Sevemem başkasını kimse tutmuyor onun yerini Kader değil çileler yendi o güzel günleri Gözlerini kapatıp eğdi başını martılar
Her şey bu kadar mı böyle mi kapandı aşk kapısı Nedense hiçbir şey yıkıp geçmiyor sancıları Kimse yok etmiyor güneşi örten bulutları Umutsuz bir aşk deyip karanlıkları aşıp gitti martılar
İnsan ömrü bir kitap misali değil midir? Kimininki bir satırlık, kimininki bin sayfalıktır Tek ortak noktaları bir gün biteceğidir... Ben hüzün dolu bir kitabım
Benim acılarım sayfa, göz yaşlarımsa mürekkep oldu Anlattılar birer birer, ama konu hep aynıydı Hayat akışım bir çizgiydi, çizginin adı ise "hüzün" Ben hüzün dolu bir kitabım
Senaryo baştan belliymiş, acılar benim kaderimmiş Mutluluğu yakalamaya uğraşırken, tebessüm etmek bile Yasakmış İstesem de istemesem de oynamaya mecburum Ben hüzün dolu bir kitabım
Aşk'tır karanlıkta insanı aydınlatan O'dur insanın ruhunu, beynini güzelleştiren Ben mahrum kaldım aşka, hala karanlıktayım Ben hüzün dolu bir kitabım
Geceniz hayirli yeni basliyacagimiz haftada huzurlu mutlu saglikli günler dilerim sevdiklerinizle birlikte arkadasim saygilarimla ....
Mektup, Üzerinde gözyaşı var niye? Seni yazan ceylan gözlüm, Yazarken ağladımı yine?
Geldin, ışık oldun yüreğime, Karanlık dünyama ansızın doğan, Gökyüzünde özgürce uçan kuşların, Gözbebeklerinde parlayan.
Sen ki masallar ülkesi kafdağının arkasından Posta güvercinlerinin gagasında gelensin. Gözü yaşlı anaların mendili, Dört duvar arasında mahkumların kandilisin.
Ağlatan sen, güldüren yine sensin, Geldiğin zaman, bağrımı ok misali delensin. altın yaldızlı kalemlerin boş kağıtlara çizdiği, Yüreğimin sesi, hasretimin bestesisin.
Sen ki, ülkeler arasında bir elçi, Aşıklar arasında bir köprüsün, Kimilerini sevindirir, Kimilerini, hüznün zalim kollarına bürürsün.
Bazen, karanlık bir gecede, Üst üste içilen sigaralarla Bazende, kışlaların küçük loş kantinlerinde, Cesur yürekli bir askerin Herhangi bir boş saatinde yazılırsın.
Seninle gelir manası aşkın, Ve seninle ağlar bir çok kadın, Tarihin sayfalarına yazılıdır adın, Sen, zaten tarihten bir sayfasın.
Sen ki boş bir zarfla birleşip bir bütünsün, Bilirim, acı haberlerle yüklüsün, Memleketim, hasretim ve sevgim, Seninle bir bir gözümde tütsün.
Ağlatan sen, güldüren yine sensin, Geldiğin zaman bağrımı ok misali delensin. Altın yaldızlı kalemlerin boş kağıtlara çizdiği, Yüreğimin sesi hasretimin bestesisin.
"Kim ALLAH'a ve
Peygamber'e itaat ederse; işte onlar ALLAH'ın kendilerine nimetler verdiği
peygamberlerle, sıddıklarla, şehitlerle, sâlihlerle beraberdirler.
Onlar ne güzel birer arkadaştırlar!
İşte
itaatkârlara yapılan bu ihsan ALLAH'tandır. Her şeyi bilici olarak
ALLAH yeter." (Nisâ: 69-70)
"O gün ALLAH,
Peygamber'ini ve onunla beraber olanları rüsvay etmeyecek,
utandırmayacak." (Tahrîm: 8)
"Muttakileri o
gün Rahman'ın huzurunda O'na gelmiş konuklar olarak toplarız." (Meryem:
85)
Arıyor ağlıyor ağlıyor arıyor… Savruk sinesinden sarı sonbahar dökülüyor toprağa… Hicran damlıyor ümit bulutlarından… Acı çiçekler açıyor avuçlarında…
Yıllar yüreğinde yırtık bırakarak yol alıyor… Ne kışta ne yazda… İlk ve sonbaharı soluyor seherlerde… Sevinçlerine çiğ yağdı kırağı kırdı çiçeklerini… Baharlar bekliyor bağrı uzak iklimlerden esen meltemlerle serinlemek istiyor sadrı…
Selim kalple sabır ağacına dayanıp şükretmek diliyor… Kalp toprağına düşecek hikmet meyveleri bekliyor o ağacın altında… Sevgiye dost olmuşken sevgili gelmese de olur… Şefkat yoksunu aşk kalp doyurmuyor neylesin sönük sözleri…
Serap sevgiler firak acılar demek… “ Bütün firaklardan gelen feryatlar aşkı bekadan gelen ağlamaların tercümanıdır”
Evet aşk vardır; bekaya… Bekaya bakar kalp değişmeyen daimi güzele meftun…
Ağlama gönül neyle yesin gidip kaybolanları… Araf yollar avare yıllar biter bir gün… Yıkanmış yürekle yürürsün aklın aydınlattığı yolda… Vuslat içer şifa sadır… Sen her şeye yakın her şey sana yakın… Uzak uzaktır sana… Anlamamak ve anlaşılmamak yoktur artık…
Küllerin kâinata savrulmuştur kâinatsa kalbinde kayıp… Yağmurlar yine yağar ıslatmaz rüzgârlar yine eser savurmaz… Savruk değilsindir kök salmışsındır kâinatın kalbine… Yine yürürsün yollarda dönüp de arkana bakmadan… Arafta avare değilsindir yaranını bulmuşsundur; Ya Rahman… Ya Rahim… Ya cemil… Ya Vedud…
Rahmet seni ebede namzet etmişken neyle yesin geride kalanları… Yunus yüreğinle “kalanlara selam olsun” der yürürsün… Kör kuyularda korunmuş arınarak yükselmişsindir Azizliğe… Kuyudaki yalnız Yusuf değilsindir kardeşlerin sevgiyle sarmış Yakubi şefkat kuşatmıştır… Zirve dekeyken aziz bir terk edişle terk edersin dünya züleyhasını: “teveffeni müslimen.”
Hayata veda ederken geride Yusufi bir kıssa bırakmak yokuşlarda yağmurlarla ağlamaya değer… Bedelsiz değildir esir pazarında satılmak Azizlik esirlikten geçer.
Aşkı bilmez Züleyha Yakubi şefkati anlamaz… Ağlarsan Yakubi ağla… Seveceksen İbrahimi sev “La uhubbil afilin” de…Hikmet yağmurlar yağıyorsa selim kalbine
“Selam” sana dosttur Rahmet yaran… Kuyularda yalnızsan korkma kıssan yazılıyordur kıyamete kadar okunmak için… Yüzünden okunur Yusuf yüreğin… Yazman için güzel sabrı şükürle süsle ve hayata Yusufi imzanı at: “teveffeni müslimen”Hüseyin Eren
NAZLICAN FIRAT
YORUMLARIMDA ÇOK YARDIM ALDIĞIM AHMED AK ABİME TEŞEKKÜR EDERİM.
Agacin Tanitimi : Bu agacin, dört haftayi temsil eden 4 büyük dali vardir. Günleri de temsil eden 31 tane kücük dali vardir. Her kücük dalda 5 vakit namazi temsil eden yapraklari vardir. Ayrica her kücük dalda günlük sadakayi temsil eden bir meyva bulunur (bu sadaka maddi veya manevi olabilir).
YANI :
HER BÜYÜK DAL : BIR HAFTA HER KÜCÜK DAL : BIR GÜN HER YAPRAK : BIR NAMAZ VAKTI HER MEYVA : BIR SADAKAYI temsil eder.
Kullanim klavuzu : Her ayin basinda, ayi temsil eden büyük dal ve haftayi temsil eden kücük dal ile baslanir. Vaktinde kilinan her namazin ardindan bir yaprak yesil renkle boyanir. Sayet namaz kaza olarak kilindiysa yaprak sari renkle boyanir. Sadakayi temsil eden Meyvaya gelince, o da kirmizi renkle boyanir.
Agacin amaci nedir ?
Cocuklari güzel bir yöntemle namaza tesvik etmek ve namaza alistirmak. Cocuklari sabira alistirmak, öyle ki yemyesil bir agac elde ettiginde bir ödül kazanmak.
Anneye Babaya itaat: Cocuk annesine babasina itaat ettiginde o günü temsil eden kücük dali kahverenkle, cocuk yaramazlik yapip söz dinlemediginde siyah renkle boyanir.
Ayrica Bu Hususlara da Muhakkak Dikkat Edilmesi Gerek :
1-Namazin tamamen ALLAH rizasi icin kilinmasi gerektigini cocuga anlatilmali.
2-Her agac resmi cocuk odasinda veya cocuga ait bir dolaba asilirsa verimli olur.
3-Cocukta bikkinlik görüldügünde anne ve babalar bizzat ilgilenip agaci kendileri boyamali.
4-Cocuk tatli bir dille namaza cagrilmali.
5-Cocuk, namaz vakti girdiginde namaza cagrilmali cünkü namaz vaktini secemeyebilir.
6-Ilk haftanin ardindan cocukta bikkinlik görülebilir. Bu durumda büyük bir tesvikle cocugu tekrar heveslendirin.
7-Agacin tümü bittiginde ve yemyesil bir hal aldiginda, cocuk ödüllenir, arkadaslarina cagirarak kücük bir kutlama halinde de yapilabilir.
Hayirli geceler Canım dua dostlarım hepinize hayırlı haftalar, Allahım bütün işlerinizde kolaylık versin hepinize, elinizi attığınız her işi ,adım attığınız her adımınızı nurlandırsın güzel Rabbim. Heryerinizi nuru ile donatsın, dualarınızı da melekler duası ile kabul eylesin.
Aynan olmalıyım... Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi... Hem sakınmadan, mertce... Hani bilirsin, esirgemem lâfımı, Ne şekil gelirse, öylece... Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya, ama, Seni de dupduru isterim karşımda...
Dostsan,
Gözlerimin içine baka baka yaka silk benden! Arkamdan şikayetlenme! Yiğit ol! Gerekirse yiğitce azarla, çekinme! Lâf değil, icraat beklerim senden! Öyle bak ki, hislerini görebileyim... Öyle hisset ki, güvenle bakabileyim...
Sevmem, ölenin ardından ağıt yakmayı! Dil dönerken söylenmeli her şey... Kulak duyarken anlatılmalı... Göz bakarken bakmalıyım sana... Can sağ iken sarılmalı... Keşkelere meydan vermemeli hayatım, Pişmanlıklarla yoğrulmamalı....
Hayır!
Dirime selâm vermeyen, Ölüme de fazla yaklaşmasın! Dostsan, ölmemi bekleme! Haklıysam, yaşarken savun beni! Yaşarken yanımda ol! İnanmışsan bana, kimse çevirmesin seni yolundan! Ve inanmamışsan, sakın rol yapma! Her söylediğimi onaylaman sart değil... Her yaptığımı beğenmen de gerekmez... Dostsan, rahatça eleştir, fikrini rahatça söyle, sıkılma! Yadırgayabilirsin beni, Ve ben de seni tuhaf bulursam şaşırma... Kandırmanı aslâ kabul edemem! Her dediğini, her yaptığını hoş görürüm, ama, Beni, bana sormadan yargılama! Her yediğimiz aynı olmaz belki, Her dakikamız birlikte geçmez... Her güldüğünde gülmeyi garanti edemesem de, Agladığında seninle birlikte oturup ağlarım... Belki her çağırdığında gelemem fakat, Derdine ortak ararsan, koşarım... Ben de herkes gibi insanım elbet, Ne göklere çıkar beni, ne de yerin dibine sok! Senin işin bu değil! Benim zaten bir yerim var herkes gibi yer ile gök arasında...
Dostsan,
Küçümsemeden, küfretmeden, Sevgiyle, saygıyla ve huzurla gel sokağıma... Dinlenmek istediğinde, hic düşünme, sana özel bir limanım,
Ama...
Yorulduğum zamanlarda, Dilediğimce sığınabilmeliyim koylarına... Seni bir cocuk kadar saf sevebilirim Ve bir deli kadar art niyetsiz... Uğruna seve seve hesabı şaşırırım... Görmezden gelebilirim yanlışlarını... Başkaları enayilik sayabilir, Baskaları akılsızlığıma yorabilir, Bunlari dert bile etmem, ama, Sen, aslında aptal olmadığımı, Her an, tekrar tekrar hatırla! Ve sakın beni aptal yerine koymaya kalkışma! Seviyorsan, cimrilik etme, söyle! Muhabbeti varken, yokmuş gibi yapanla, Hiç sevmediği halde, yılışıp durana sinir olurum! Neyse, o olmalı insan... Kendisi olmaktan korkmamalı! Kendisi olmaktan kaçmamalı! Bil ki, sensin diye seni bırakmam, ama, Ben olduğum için bırakırsan beni, Yas da tutmam arkandan!
Bedel mi?
Ödemeyeceksen çıkma yola! İçten pazarlık edersen, ancak kendine edersin... Kendince küser barışır, kendi kendini yersin! Dostsan, mevsimince yağ... Kışsan kar ol, güzsen yağmur... Soğuğuna, sıcağına, esip savurmana itiraz etmem, Senden, ille de bahar olmanı beklemem, ama, Dayanmalısın en şiddetli fırtınalarıma... Belki de çok geldi bunca talep... Bana karşı hiçbir mecburiyetin yok, korkma... Sana fazla geldiğim ilk anda, Arkana hiç bakmadan, dönüp gidebilirsin... Geçip gidebilirsin,borçluluk hissetmeden... Mutlaka bir açıklama da beklemem senden, ama, Gitmeye davranırsam bir gün, Sen de karşımda set olma!